Japonya’da Ekmek, Makarna Ve Bisküvi

Japon mutfağı denildiğinde akla ilk gelen suşi olsa da, aslında
Japon mutfağı dünyanın en zengin, en çeşitli, en renkli ve en güzel
mutfaklarından biri olarak nitelendirilmektedir. Çünkü Japon
kültüründe yemek ‘felsefi’ bir yer işgal ediyor. Çoğu zaman da bir
ritüel şeklinde yaşanıyor. Ve bir öğün yemek için bir servet ödemekten
kaçınmayacak insanların en çok olduğu ülke. Bu da zaten
olağanüstü iyi bir mutfağın ortaya çıkmasını tetikleyen başlı başına
önemli bir unsur.
Birçok kaynak Japonların uzun yaşamalarını yemek adetlerine
bağlamaktadır. Japon mutfağını yakından inceleyenler bunda oldukça
büyük bir gerçek payı olduğunu düşünürler. Buna başlıca
örnek olarak da; Japonların doğaya olan bağlılıklarından dolayı
mümkün olduğunca yemeklerinde kullandıkları malzemelerin
doğal özelliğini bozmamaya gayret etmeleri gösterilir. Yani aşırı
baharatlı, tuzlu veya tatlı yemeklere Japon mutfağında rastlamanız
oldukça nadirdir.
Her tarafı denizle kaplı ve binlerce adadan oluşan Japonya, deniz
mahsullerinin belki de en farklı ve en fazla şekilde kullanıldığı
ülke. Ayrıca Çin ve diğer birçok Asya ülkesinde olduğu gibi Japon
mutfağında da pirinç önemli bir yere sahip. Japonlardaki pirinç
kültürü, Türklerdeki ekmek kültürüyle eşdeğer niteliktedir. Bunun
yanında birçok kültürün ülkeye Çin’den gelmesinden dolayı,
Çin mutfağının etkileri de oldukça hissedilir.
Japon mutfağındaki çeşitlilik, makarna açısından da geçerlidir.
Soba, udon, ramen… Bunların her biri, bir Japon makarna türü
ve aynı zamanda bu makarnalardan yapılan yemeklere verilen

genel isim. Udon, bu makarnalar içinde en kalını. Buğday unu,
tuz ve su karışımı ile elde edilen makarna hamurundan, 4-6 mm
eninde ve 20-30 cm boyunda kesilerek yapılıyor. Hamurun içinde
yumurta bulunmuyor. Genelde sıcak çorbanın içinde yeniyor
ama yaz aylarında soğuk olarak da yaygın şekilde tüketiliyor.
Soba makarnası udon’dan hem içerik hem de kesilme şekli olarak
farklı. Öncelikle bu makarna çeşidi ‘kara buğdaydan’ (buckwheat)
yapılıyor. Bu buğdayın unu gri renkli ve kepekli oluyor ve ekmek
yapmaya gelmiyor. Daha çok Rusya’da ‘blini’ ya da Fransa’da ‘galette’
adı verilen kreplerin yapımında kullanılıyor. Bir de, elbette,
Japonya’da soba makarnalarının. Soba makarnalarının renkleri
de bu nedenle griye çalıyor ve şekilleri spagettiye benziyor. Soba
makarnaları da sıcak veya soğuk olarak yeniyor. Sıcak yenme şekilleri
udona çok benziyor ama özellikle sıcak günlerde soğuk
olarak da hazırlanabiliyor.
Japon makarnaları arasındaki bir üçüncü tür ramen makarnası.
Özellikle Avrupa ülkelerinde yaygın olan Wagamama adlı restoran
zincirinde ağırlıklı olarak ramen makarna yemekleri satılıyor.
Ramen makarnaları yumurta ile yapılıyor (egg noodles). Yumurtalı
Çin makarnalarının eşdeğeri. Bunlar da çorba-yemek gibi
yeniyorlar ancak, çorbanın stokunun neden yapılmış olduğuna
göre ve aynı zamanda da stoktaki baskın lezzetin ne olduğuna
göre farklı ramen kategorileri ortaya çıkabiliyor.
Makarna sınıfına girmeyen ama pizza tarzı bir çeşit unlu mamul
sınıfına giren okonomiyaki, un, lahana, et, deniz mahsulleri ile
hazırlanıyor. Yaş makarna grubuna giren ve Türk mantısına çok
benzeyen Gyoza, içerisinde bol sarımsak, çeşitli sebzeler ve et karışımından
bir malzeme bulunan hamurun ızgarada kızartılması
ile yapılıyor. Gyoza da Japonya’ya Çin’den gelmiş bir yemek.

 

Japonya en çok unlu mamul ithal eden ülkeler arasında yer alıyor
ve Birleşmiş Milletler İstatistik Bölümü’nün 2008 verilerine göre
ithal ettiği unlu mamullerin değeri yaklaşık 1.189 milyon Dolar.
Japonya bu ithalat rakamıyla dünya ithalatından yüzde 2,61 pay

alıyor. Japonya’da kişi başı şeker ihtiva eden unlu mamul tüketimi,
2008 verilerine göre 2,01 kilogram. Tabi Japonya’nın şekerli
mamuller arasında yer alan bisküvi üretiminde son derece başarılı
oldukları da unutulmamalı.
Japonya, özellikle makarna açısından iyi bir pazar potansiyeline
sahip. Çünkü başlıca makarna ithalatçısı ülkeler arasında yer alan
Japonya, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya makarna ithalatında
yüzde 5,1 paya sahip.
Japonya, makarna ithalatının büyük kısmını İtalya’dan gerçekleştiriyor
ve Japon tüketici, makarnayı bir miktar İtalya ile özdeşleştirmiş
durumda. Ancak Türkiye’den Japonya’ya yoğun şekilde
makarna ihracatı yapılıyor. Uygun ve etkili tanıtım kampanyaları
ve pazarlama yoluyla Japonya’da tüketicilerin beğenisinin Türk
makarnasına yönlendirilmesi ile büyük bir pazar elde edilebileceği
düşünüyor.

Advertisement